05 Aralık 2026
2 dk okuma
Paylaş:
Mazlumun Ahı İndirir Şahı: 76. Madde Gölgesinde Rotasyon Adaleti
Eğitim camiası olarak yine bir "hak, hukuk ve liyakat" sınavıyla karşı karşıyayız. 2026 yılı Şube Müdürleri Rotasyon Kılavuzu büyük umutlarla ve "adalet" vaadiyle yayınlanmışken, sahadan gelen haberler ne yazık ki eski bir hastalığın nüksettiğini gösteriyor. Kılavuzun mürekkebi kurumadan, illerden gelen bilgiler rotasyon sürecinin yine "76. Madde" eliyle bypass edildiğini kanıtlar nitelikte.
Sormak gerekir: Biz bu kılavuzları neden hazırlıyoruz? Eğer liyakat, hizmet süresi ve nesnel kriterler bir kenara itilecekse; kapalı kapılar ardında yapılan atamalar "kural" halini alacaksa, o zaman bu ilan edilen takvimlerin hükmü nedir?
Kanun Maddesi mi, İmtiyaz Anahtarı mı?
Madde, mevzuatta istisnai durumlar için öngörülmüş bir mekanizma olmasına rağmen, son yıllarda adeta rotasyonun etrafından dolanma aracına dönüştü. İllerde büyük bir özveriyle görev yapan, tayin sırasını bekleyen, çocuklarının okulunu ve ailesinin düzenini ilan edilen takvime göre ayarlayan yüzlerce şube müdürü bugün hayal kırıklığı yaşıyor.
Hakkıyla, puanıyla ve emeğiyle yer değiştirmeyi bekleyen eğitim yöneticileri, "birilerinin" sessiz sedasız istediği koltuklara yerleştiğini gördüğünde, devlete olan güven zedeleniyor. Liyakatin yerini "tanıdık" referansları aldığında, sadece bir atama yapılmıyor; aynı zamanda çalışma barışı ve adalet duygusu temelinden sarsılıyor.
Bakanlığa Açık Sorular
Buradan Bakanlık yetkililerine yüksek sesle sormak istiyoruz:
Bu rotasyon sadece "mazlumlara" mı var?
Kurallar sadece "garibanlar" ve arkasında güçlü referansları olmayanlar için mi geçerli?
76. Madde üzerinden yapılan atamalar, neden şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmıyor?
Eğitim, bir ülkenin vicdanıdır. Vicdanın köreldiği yerde ne yönetim kalır ne de eğitim. Eğer bir kural varsa, bu kural "herkes" içindir. Eğer bir istisna uygulanacaksa, bu istisna şahsi ikbal için değil, kamu yararı için olmalıdır.
Atalarımız "Mazlumun ahı, indirir şahı" derken, adaletin er ya da geç tecelli edeceğini ihtar etmiştir. Şube müdürlüğü gibi eğitimin mutfağında ter döken kadroların hakkını korumak, sadece o kişilere değil, Türk eğitim sisteminin geleceğine olan borcumuzdur.
Rotasyon süreci bir "tasfiye" ya da "ayrıcalık" alanı değil, bir nöbet değişimi ve hizmet yarışıdır. Adaletin terazisiyle oynayanlar bilmelidir ki; haksızlıkla oturulan koltukların gölgesi, o koltukta oturanları feraha çıkarmaz. Bizler, sürecin takipçisi olmaya ve haksızlığa uğrayan her bir eğitimcinin sesi olmaya devam edeceğiz.
Ayhan GÖKKAYA
Eysen Genel Başkanı









