22.04.2026 17:09
2 dk okuma
Paylaş:
2024 yılında, eğitim camiasının sessiz çığlığına ses, kronikleşmiş sorunlarına çözüm olmak amacıyla yola çıktığımızda cebimizde sadece bir söz vardı: Adalet, ehliyet, liyakat ve vatana millete sadakat. Bugün, kuruluşumuzun üzerinden geçen süreye dönüp baktığımızda, o gün verdiğimiz sözlerin sadece birer slogan değil, sendikamızın yaşam biçimi haline geldiğini görmenin gururunu yaşıyoruz.
Neden Yola Çıktık?
Birçok meslektaşımız gibi bizler de mevcut sendikal yapıların içerisinde bir şeylerin yanlış gittiğini görüyorduk. Sendikacılığın; çalışanın hakkını savunmak yerine, ideolojik kamplaşmaların, siyasi partilerin arka bahçesi olmanın ve belirli güç odaklarının temsilciliğini yapmanın ötesine geçemediği bir iklimde nefes alamaz hale gelmiştik. Biz, sendikacılığı "makam kapısı" ya da "ideolojik kale" olarak gören anlayıştan duyduğumuz derin rahatsızlıkla bu yola çıktık.
Hiçbir Yapının Devamı Değiliz
Bu süreçte en çok vurguladığımız ve titizlikle koruduğumuz değerimiz bağımsızlığımız oldu. Şunu net bir şekilde ifade etmek gerekir: Biz herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi değiliz; hiçbir ideolojinin aparatı ya da piyonu değiliz. Hiçbir yapının veya örgütün devamı niteliğinde kurulmadık. Bizim tek bir merkezimiz var: Eğitim çalışanlarının hakları. Tek bir sadakatimiz var: Vatana ve millete olan borcumuz.
Sözde Değil, Özde Bağımsızlık
Bugün eğitim camiasında kendisini "bağımsız" veya "tarafsız" olarak lanse eden pek çok yapının mevcudiyeti, ilk bakışta umut verici görünse de madalyonun öteki yüzü maalesef güven sarsıcıdır. Sözde bağımsızlık iddiasıyla yola çıkanlar, perde arkasında belirli odaklarla kurdukları organik bağlar ve kapalı kapılar ardındaki pazarlıkları meslektaşlarımızın gözünden kaçmamaktadır. Üstelik bu yapıların kullandığı, yapıcı olmaktan uzak ve sendikacılığın asaletine gölge düşüren üslup bizleri derinden üzmektedir.
Bizler, geride bıraktığımız süreçte sadece söylemde değil, eylemde de tam bağımsızlığımızı kanıtladık; hiçbir yapıya göbek bağıyla bağlanmadık. Yönetim kademelerimizde, bir devlet adamı ciddiyeti ve bürokrat vakarıyla hareket ederek, nezaket ile kararlılığın aynı potada eriyebileceğini gösterdik. Bizim bağımsızlığımız kağıt üzerinde bir iddia değil, hiçbir yere yaslanmadan ayakta durabilme irademizdir.
Gelecek Vizyonumuz
Bundan sonra da yolumuz; bağımsızlığın getirdiği o vakur duruşla devam edecektir. Adaleti rehber, liyakati pusula edinen anlayışımızla; eğitim camiasının her bir ferdinin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Kuruluşumuzda attığımız bu tohumun, bugün kök salmış bir çınara dönüşme yolundaki azmi, sadece bizim değil; emeğine, vatanına ve mesleğine sahip çıkan tüm eğitim çalışanlarının başarısıdır.
Ayhan GÖKKAYA
EYSEN Genel Başkanı









